Mekanın Sahibi Benim

Mekanın Sahibi Benim

Hepimizin zaman zaman bunaldığı, sıkıldığı, kimsenin kendisini anlamadığını düşündüğü hatta başını alıp gitmek istediği günleri vardır.

Kafanız bir fikre saplanır, düşünüp durur içinden çıkamazsınız…

Böyle zamanlarda insan oturup kara kara düşünmeye, kendine kızmaya, acımaya, suçlamaya pek bi meraklı oluyor nedense. Oturup o kara günlerin, bizi bunaltan düşüncelerin kendi kendine çekip gitmesini bekliyoruz.

Peki ama neden? Ya gitmesini beklerken kaybettiğimiz zaman, hissettiğimiz üzüntü, mutsuzluk… Neden kendimize bunu yaşatalım ki?

Böyle zamanlarda bedeninizi, beyninizi, kalbinizi şaşırtmanızı öneriyorum. Dikkatinizi dağıtın, onu başka şeylerle oyalayın.

O an sizi kötü hislere yönelten şeyi düşünmeyi bırakın, sıcak bir duş yapın mesela rahatlayın. Mutfağa girin bir kek yapın, dışarı çıkın yürüyüş yapın zihninizi, kalbinizi daraltan o rutini değiştirin. Çocuğunuzla vakit geçirin, hareketli bir müzik açıp birlikte dans edin.

Unutmayın ki bunalım boş DURMAYANI sevmez! hemen uzaklaşır ondan.

Bunu bir kez denediğinizde aslında kumandanın sizin elinizde olduğunu farkedeceksiniz. İstediğiniz zaman bir düğmeye basarak tıpkı televizyon gibi açıp kapatabileceğinizi göreceksiniz. Yani artık kös kös oturup o kötü sıkıcı anların kendi kendine geçip gitmesini beklemeye gerek yok.

Mekan Benim! ben ne istersem o olur. Ben iyilik, güzellik, müzik, çiçek, mutluluk ne koyarsam mekanın içine o filizlenir yetişir büyür.

O zaman yapmamız gereken içimizdeki gücün farkına varmak. İnsan çoğu zaman kendini bu yorucu duyguların, boğan düşüncelerin esiri sanıyor. Onları oraya getiren de hadi bakalım yeter artık kalk git diyebilecek olan da yine biziz.

Şimdi tekrarlayalım; “Mekanın Sahibi Benim” ve ben mekanımda huzur, mutluluk, güven, sağlık, sevgi, çiçek, böcek, müzik, deniz, güneş ve iyi insan istiyorum.

Hadi buyursunlar gelsinler 🙂

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir