Ufak Tefek Cinayetler

Ufak Tefek Cinayetler

Valla hiç “ben aslında dizi izlemiyorum, sadece belgesel izliyorum” geyiği falan yapmayacağım, Salı akşamlarını iple çekiyorum. Hatta fragmanlarını bile iple çekiyorum. Tabii ki Ufak Tefek Cinayetler’den bahsediyorum.

Her sezon yayına giren ve bir çoğu 4. bölümü göremeyen dizilerin arasında sezonun yıldızı (üstelik beklenmedik bir şekilde) olmayı başaran dizinin Big Little Lies ya da Desperate Housewives uyarlaması olduğunun söyleniyor olmasını da umursamıyorum. Uzun süredir ekranlarda bu kadar keyifle izlediğim bir dizi hatırlamıyorum.

Aslında dizinin tutmaması, kısa sürede yayından kalkması için her türlü sebep mevcut.

Ben bu yazıyı yazarken 12. bölümün fragmanları yayınlanıyordu. Ortada bir cinayet olmasına rağmen henüz bir silah görmedik. Düşünebiliyor musunuz, televizyonda bir dizi izliyoruz ve silah yok.

Öyle herkesin sevgi kelebeği olduğu bir mahallede de geçmiyor. Hani herkesin birbirine selam verdiği, herkesin bir işin ucundan tuttuğu mahallenin ortasında dans edenlerin, şarkı söyleyenlerin olduğu bir dizi de değil.

Büyük avlulu konaklar, atlar, kahyalar falan da yok. Kötü kaynana yok, dil, lehçe betimlemesi yok.

Yazanlar ve yönetenler nasıl bir ajitasyon yaparız derdine de düşmemişler.

Düşünün dizinin adında “kara” da yok.

Tüm bu bileşenleri bir araya getirdiğinizde net olarak “bu dizi tutmaz” diyebilirsiniz. Ama tuttu, hem de fena tuttu.

Peki ne ki bu diziyi bu kadar izlenir kılan, reyting listelerinde ilk sıraya çıkaran?

Merve, Arzu, Pelin ve Oya. Diğer taraftan Serhan, Mehmet, Taylan ve Edip Hoca. 

Hikaye enteresan, kadro çok özel, oyunculuklar iyi ama diziyi özel yapan ne acaba?

Ufak Tefek Cinayetler’i izlerken tebessüm edenlere göre bu sorunun yanıtı basit. Öyle Amerika’dan uyarlama falan değil. Dizi bayağı bayağı bizi anlatıyor.

Bakın çevrenize sonra başlayın saymaya, bu Merve, bu Arzu, bu Pelo bu da Oya.

Erkekler farklı mı, en çok salağa yatanı Taylan, en sonradan göreni Mehmet, en yanlış ellere düşeni Serhan ve en çekilmez, yalnız kalmaya mahkum olanı da Edip Hoca.

Bir de pilates hocası Burcu var de değil mi? Dizinin gerçek hayatla bağdaşmayan tek yanı da o kız aslında. Bu kadar Burcu varken hayatta olur mu tek Burcu ile o dizi?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir